Search

hat bemerkt

verb

hat bemerkt kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "a remarqué" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz hat bemerkt kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " hat bemerkt ne demek?" veya " hat bemerkt nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

a remarqué
a constaté
s'est aperçu(e) de
a fait remarquer
a commenté
a mentionné

hat bemerkt ile Eşanlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Almanca dilinde "hat bemerkt" tanımı

Aradığınız "hat bemerkt" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Perfektform von 'bemerken'; etwas mit den Sinnen oder dem Verstand wahrgenommen oder erkannt haben.

DE: Anna hat das rote Auto bemerkt.

A1
FR: “Anna a remarqué la voiture rouge.

DE: Der Lehrer hat bemerkt, dass ein Schüler fehlt.

A2
FR: “Le professeur a remarqué qu'un élève est absent.

DE: Er hat bemerkt, dass sich die Stimmung im Raum plötzlich verändert hat.

B1
FR: “Il a remarqué que l'ambiance dans la pièce a soudainement changé.
#2

Perfektform von 'bemerken'; eine Äußerung oder einen Kommentar gemacht haben.

DE: Papa hat bemerkt: 'Es ist spät.'

A1
FR: “Papa a fait remarquer : 'Il est tard.'

DE: Sie hat bemerkt, dass das Essen sehr gut schmeckt.

A2
FR: “Elle a fait remarquer que le repas était très bon.

DE: Der Kritiker hat in seiner Rezension bemerkt, dass dem Film die Tiefe fehle.

B1
FR: “Le critique a fait remarquer dans sa critique que le film manquait de profondeur.

hat bemerkt ile Yazımı Benzeyen Kelimeler